
Boşanma Davasında Görevli Mahkeme
Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin kurulu olmadığı yerlerde ise asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Görev kuralları kamu düzeninden olduğundan kesindir; taraflar anlaşarak görevli mahkemeyi değiştiremez ve mahkeme görevsizliği yargılamanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) dikkate alır.Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme
Yetki, davanın hangi yerdeki (şehir/ilçe) aile mahkemesinde açılacağını belirler. Boşanma davalarında yetki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Maddeye göre yetkili mahkeme; eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu hükümde davacı–davalı ayrımı yapılmamıştır. Dolayısıyla dava, davacının yerleşim yerinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yerinde de açılabilir. Davacıya tanınan bu seçim hakkı, sürecin kolaylaştırılmasını amaçlar. Davanın pratikte nereye açılacağına dair ayrıntılar için boşanma davası nerede açılır ve boşanma dilekçesi nereye verilir içeriklerimiz tamamlayıcıdır.Yerleşim Yeri Nasıl Belirlenir?
Yerleşim yeri, TMK 19 uyarınca bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Bir kişinin aynı anda birden fazla yerleşim yeri olamaz. Yerleşim yeri belirlenirken yalnızca nüfus kaydı değil; kişinin sosyal yaşamı, ekonomik durumu ve somut kanıtlar da değerlendirilir. Nüfusta kayıtlı yerleşim yeri karine sayılır; ancak aksi ispatlanabilir.Ayrı Yaşamak Zorunda Kalan Eşin Durumu
Uygulamada sık karşılaşılan bir durum vardır: eşinden ayrılarak, örneğin Beylikdüzü’ndeki ortak konuttan ayrılıp ailesinin yanına başka bir şehre dönen eş, orada sürekli kalma niyeti taşıyorsa yeni yerleşim yerinde davasını açabilir. Yargıtay, başka bir yerde kalma olanağı bulunmayan eşin baba evine dönmesini ve burasının yerleşim yeri sayılmasını hayatın olağan akışına uygun kabul etmektedir.Boşanma Davasında Yetki Kesin mi?
Boşanma davalarında yetki kuralı kesin değildir. Bunun pratik sonuçları büyüktür:- Mahkeme, yetkisizliği kendiliğinden dikkate alamaz.
- Yetki itirazı bir ilk itirazdır ve davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.
- Süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı dikkate alınmaz; bu durumda davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.
- Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili olduğunu düşündüğü mahkemeyi de göstermek zorundadır; aksi hâlde itiraz değerlendirilmez.
Yetki İtirazı Nasıl ve Ne Zaman Yapılır?
Yetki itirazı, davalı tarafından süresi içinde sunulan cevap dilekçesiyle ileri sürülür (HMK 19). Bu aşama kaçırıldığında bir daha yetki itirazında bulunulamaz. İtiraz dilekçesinde yalnızca “bu mahkeme yetkisizdir” demek yeterli değildir; yetkili olduğu iddia edilen mahkemenin de açıkça gösterilmesi gerekir. Birden fazla yetkili mahkeme varsa, itiraz eden bunlardan birini seçerek belirtmelidir.Yetkisizlik ve Görevsizlik Kararı Verilirse Ne Olur?
Mahkeme, yapılan itirazı yerinde bulursa ya da görev bakımından kendisinin yetkisiz olduğunu tespit ederse yetkisizlik veya görevsizlik kararı verir. Bu karar, davanın tümüyle bittiği anlamına gelmez; ancak taraflara bir yükümlülük yükler. HMK 20 uyarınca; yetkisizlik ya da görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan biri, dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelidir. Bu talep süresi içinde yapılırsa dosya ilgili mahkemeye gönderilir ve dava kaldığı yerden devam eder. Talep süresinde yapılmazsa dava açılmamış sayılır. Bu, dava tarihinin sağladığı hak ve sürelerin kaybedilmesi anlamına gelebileceğinden son derece önemlidir.Nafaka, Tazminat ve Mal Paylaşımı Davalarında Yetki
Boşanmayla birlikte talep edilen nafaka ve tazminat istemleri, boşanma davasıyla aynı mahkemede, yani TMK 168’deki yetki kuralına göre görülür. Ancak boşanma kesinleştikten sonra bağımsız olarak açılan nafaka davalarında yetki değişir: TMK 177 uyarınca bu davalarda yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu kural, çoğu zaman ekonomik olarak güçsüz tarafın lehine bir kolaylık sağlar. Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) ise boşanma davasından ayrı bir davadır. Boşanma dosyasında talep edilse dahi mahkeme bu kısmı ayırarak boşanmanın kesinleşmesini bekler. Tasfiye davası kendi yetki kurallarına tabidir ve boşanma davasının yetkisiyle her zaman örtüşmeyebilir. Bu nedenle hangi talebin hangi mahkemede ileri sürüleceğinin baştan doğru belirlenmesi önemlidir.Karşı Davada Yetki
Boşanma davası açıldığında, davalı eş yalnızca savunma yapmakla kalmayıp kendisi de boşanma talebiyle karşı dava açabilir. Karşı dava, asıl davanın görüldüğü mahkemede açılır ve onunla birlikte yürütülür. Dolayısıyla davalının yeniden ayrı bir yetki tartışması başlatması gerekmez; karşı dava, asıl davanın yetkisini izler. Bu durum, tarafların iddialarının aynı dosyada birlikte değerlendirilmesini sağlar.Kesin Yetki ile Kesin Olmayan Yetki Ayrımı
Yetki kurallarının “kesin” olup olmaması, sürecin işleyişini doğrudan belirler. Kesin yetkide mahkeme, yetkisizliği kendiliğinden dikkate alır ve taraflar anlaşarak değiştiremez. Boşanma davasındaki yetki ise kesin değildir; bu nedenle yetkisizlik ancak süresinde ileri sürülen bir itirazla gündeme gelebilir. Bu ayrım, davalının yetki itirazını cevap dilekçesiyle ve süresinde yapmasının neden bu kadar kritik olduğunu açıklar. Süre kaçırıldığında, hukuken yetkisiz görünen bir mahkeme dahi davaya bakmaya yetkili hâle gelebilir.Vekâletname ile Yetkilendirme
Davasını avukatla yürütmek isteyen kişinin, avukatına dava açma ve süreci takip yetkisi vermesi gerekir. Bunun için noterden boşanmaya ilişkin özel yetkileri içeren bir vekâletname düzenlenir ve avukat bu vekâletnameyi dosyaya sunar. Yurt dışında yaşayanlar, kendilerine en yakın Türk konsolosluğundan boşanma vekâletnamesi düzenletebilir. Vekâletnameden sonra avukat, kişinin yerine sürece ilişkin işlemleri yapabilir. Eşinin katılımı olmadan süreç başlatmak isteyenler için tek taraflı boşanma davası içeriğimiz de bilgilendiricidir. Usul kurallarının davanın kaderini doğrudan etkilediği göz önüne alındığında, Beylikdüzü, Esenyurt, Avcılar, Büyükçekmece ve İstanbul genelinde sürecin aile hukuku alanında deneyimli bir avukatla yürütülmesi, yetki ve görev kaynaklı hak kayıplarının önüne geçilmesine katkı sağlar. Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Her uyuşmazlık kendine özgü koşullar barındırdığından, hak kaybı yaşanmaması için somut olayınıza ilişkin olarak bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir.Sık Sorulan Sorular
Boşanma davasında yetkili mahkeme neresidir?
TMK 168 uyarınca yetkili mahkeme; eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.Boşanma davasında görevli mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.Boşanma davası başka şehirde açılabilir mi?
Açılabilir. Dava, eşlerden birinin yerleşim yerinde ya da son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerde açılabilir. Ayrı yaşayan ve başka şehre yerleşen eş, orada sürekli kalma niyeti taşıyorsa o yer mahkemesinde dava açabilir.Boşanma davasında yetki kesin mi?
Hayır. Boşanma davalarında yetki kesin değildir. Mahkeme yetkisizliği kendiliğinden dikkate alamaz; yetki itirazı davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.Yetki itirazı nasıl ve ne zaman yapılır?
Yetki itirazı, davalının süresi içinde sunduğu cevap dilekçesiyle yapılır. İtiraz eden, yetkili olduğunu düşündüğü mahkemeyi de göstermek zorundadır; aksi hâlde itiraz dikkate alınmaz.Yetkisiz mahkemede açılan boşanma davası ne olur?
Süresinde yetki itirazı yapılmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir ve dava görülür. Usulüne uygun itiraz yapılırsa mahkeme yetkisizlik kararı verebilir.Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra ne yapılmalı?
Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.Anlaşmalı ve çekişmeli boşanmada yetki farklı mı?
Farklı değildir. Her iki dava türünde de yetkili ve görevli mahkeme aynıdır. Anlaşmalı boşanmada taraflar genellikle yetkiye itiraz etmediğinden istedikleri yerde dava görülebilir.Yurt dışında yaşayanlar boşanma davasını nasıl açar?
Yurt dışında yaşayanlar, kendilerine en yakın Türk konsolosluğundan boşanmaya ilişkin özel yetkileri içeren bir vekâletname düzenleterek davalarını Türkiye’de bir avukat aracılığıyla açabilir.Eşinden ayrılıp baba evine dönen kişi nerede dava açar?
Sürekli kalma niyetiyle baba evine dönen eş, yeni yerleşim yerindeki aile mahkemesinde dava açabilir. Yargıtay, başka kalma olanağı bulunmayan eşin bu durumunu hayatın olağan akışına uygun kabul etmektedir.Bu içerik, Avukat Kürşad Arı tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık niteliği taşımadığı gibi avukat–müvekkil ilişkisi de oluşturmaz. Her hukuki uyuşmazlık kendi içinde farklı dinamikler barındırdığından, içerikte aktarılan bilgiler somut olayın koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için konu hakkında mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Avukat Mustafa Kürşad Arı
İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan
Avukat Mustafa Kürşad Arı, İstanbul Barosu'na kayıtlı olarak
Beylikdüzü'nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest
avukatlık yapmaktadır.
Başlıca uzmanlık alanları aile hukuku ve boşanma davaları
olan Avukat Mustafa Kürşad Arı; anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma,
nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında müvekkillerine
hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Bunun yanı sıra ceza hukuku alanında da İstanbul Barosu
nezdinde CMK kapsamında görev almaktadır.
Av. Mustafa Kürşad Arı
İstanbul doğumlu olan Av. Mustafa Kürşad Arı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, ardından İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık stajını tamamlamış; halen Beylikdüzü’nde kurucusu olduğu hukuk bürosunda serbest avukat olarak hizmet vermektedir.
Ağırlıklı olarak boşanma davaları ve ceza hukuku alanlarında çalışan Av. Mustafa Kürşad Arı, aile hukuku ve ağır ceza davalarında edindiği tecrübe ile öne çıkmaktadır. İstanbul Barosu nezdinde CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında da görev almaya devam etmekte; hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri doğrultusunda müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.